Pamukkale
Pamukkale'nin binlerce yıldır yerleşim merkezi olmasını sağlayan şifalı termal su, bölgenin dünyaca ünlü beyaz travertenlerinin de hayat kaynağı. Pamukkale'nin hemen yakınındaki Karahayıt ve Gölemezli'deki termal kaynakların romatizma, kalp, mide, damar sertliği, tansiyon ve deri rahatsızlıklarına iyi geldiği ifade ediliyor. Bölgedeki bazı oteller, termal tedavi konusunda eğitim almış uzman personeliyle sağlık turizmine yönelik hizmet veriyor. Pamukkale'deki termal havuz, yaz-kış ısısı değişmeyen 35 derecelik suyuyla bölgeye gelen turistlerin keyifli zaman geçirmesine de imkan sağlıyor. M.Ö. 197 yılında kurulan Hierapolis, Hz. İsa'nın havarilerinden St. Philip'in burada öldürülmesi ve onun adına anıt mezar yaptırılması nedeniyle, inanç turizmi açısından da öne çıkıyor. Yapılan kazılarda bulunan tarihi eserler, Hierapolis Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor. Buldan İlçesi'ndeki Tripolis ve Honaz İlçesi'ndeki Colossea ise, bölgede bulunan diğer antik kentlerin en önemlileri olarak dikkat çekiyor
Denizli’nin kuzeyinde yer alan ve antik kent Hierapolis ile iç içe olan Pamukkale, kent merkezine 20 kilometre uzaklıkta. Bergama Kralı II. Eumenes tarafından M.Ö. 197 yılında kurulan, adını da Amazonlar Kraliçesi Hiera’dan alan Hierapolis, aynı zamanda “kutsal kent” olarak anılıyor. Hz. İsa’nın havarilerinden St. Philip’in burada öldürülmesi ve onun adına anıt mezar yaptırılması, Hierapolis’in inanç turizmi açısından da öne çıkmasını sağlıyor.Apollon Tapınağı, St. Philip Martyriumu, Antik Tiyatro, Roma Kapısı, Kuzey Bizans Kapısı, Agora, bugün müze olarak kullanılan Roma Hamamı, su kanalları, Direkli Kilise ve nekropoller, Hiearapolis’teki başlıca tarihi yapılar. Bu yapıların bir bölümü İtalyanlar tarafından 1957 yılından bu yana sürdürülen kazılarda ortaya çıkarılmış durumda. Yine kazılarda bulunan tarihi eserler, Hierapolis Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.Pamukkale’nin batısında yer alan ve 3 yıldır kazı çalışmaları yapılan Eskihisar Köyü yakınlarındaki Laodikya, Buldan İlçesi’ne bağlıYenicekent yakınlarındaki Tripolis, Honaz İlçesi yakınlarındaki Colossea, Lycus Vadisi olarak anılan bölgedeki diğer antik kentler.
Batı Anadolu’nun en ünlü antik kentlerinden biri olan Hierapolis, ismiyle müsemma bir kent. Kentin adının kökeniyle ilgili iki yaygın görüş var aslında. Çok sağlam temellere dayanmayan birinci görüş, Hierapolis’te çok sayıda tapınak bulunduğundan, ‘kutsal kent’ anlamına gelen bu ismin seçildiği yönünde. Çok daha yaygın olarak kabul gören diğer görüş ise Hierapolis isminin Pergamon kral soyunun atası olan Telephos’un eşi Hiera’dan türetildiği. Aslında iki görüş de yakışıyor Hierapolis’e; hem ‘kutsal bir kent’ olarak anılmak, hem de antik çağın en önemli kadınlarından birinin adına sahip olmak.Denizli’nin 17 kilometre kuzeyinde, Pamukkale yakınlarındaki Hierapolis, Pergamon kralı II. Eumenes tarafından MÖ 2. yüzyılda kurulmuş. Kentin tarihi hakkında elde pek fazla bilgi yok. Bunun en önemli sebebi, geçirdiği çok sayıda şiddetli deprem. Her seferinde Hierapolis’i neredeyse yerle bir ederek yeni baştan kurulmasına sebep olan depremler zinciri, kentin tarihini, toplumunu ve yaşam kültürünü derinden sallayarak onu gerçek ve kalıcı bir yıkıma sürüklüyordu. Ama Hierapolis halkı en azından bir süre pes etmedi ve kentlerinin bütün taşlarını her depremden sonra tek tek ayağa kaldırdı. Bugün dahi, yaklaşık olarak MÖ 500 yıllarında Miletos’ta doğan antik çağın ünlü kent plancısı Hippodamos’un adıyla anılan ızgara planının uygulandığı Hierapolis sokakları, son derece düzenli ve kullanışlı yaşam alanları sağlıyordu sakinlerine.Roma İmparatoru Neron döneminde (MS 60) gerçekleşen büyük depreme kadar Helenistik özelliklerini koruyan kent, o dönemden sonra tamamen Roma ilkelerine bağlı kalınarak yeniden inşa edildi ve geçmişte sahip olduğu özellikleri yitirdi. Ancak bu, Hierapolis’in önemini kaybetmeye başladığı anlamına gelmiyor. Edindiği Roma kimliğiyle ve daha sonrasında bir Bizans kenti olarak da, dönemin zengin ve önemli kentlerinden biri oldu hep.
Hierapolis, kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan ana caddeyle ikiye bölünüyordu. İki yanında sütunlu galeriler ve önemli kamu binalarının sıralandığı, yaklaşık 1 kilometre uzunluğundaki caddenin iki ucunda anıtsal giriş kapıları bulunuyor: Kuzeyde, üzerinde İmparator Domitianus’a ithaf edilen Latince bir yazıt bulunan Domitianus Kapısı; güneyde ise MS 5. yüzyıla tarihlenen Güney Bizans Kapısı. Ancak ana cadde kentin tam merkezinden geçtiği halde, Bizans devrinde inşa edilmiş olan kent surlarının dışında kalıyor. Büyük traverten bloklardan örülmüş surlar, 24 adet kare planlı kuleyle destekleniyordu. Dik açıyla birbirini kesen sokaklar, kentin ortasındaki dikdörtgen planlı agoraya, İon sütunlarıyla bezeli stoaya, bazilikaya, kamu binalarına, kent halkının konut olarak kullandığı küçüklü büyüklü evlere açılıyordu.
MS 60 yılındaki büyük depremden sonra tamamen Roma üslubuna sadık kalınarak inşa edilen, Hierapolis’in kuzeydoğusundaki tepenin yamacına yerleştirilmiş tiyatro, yaklaşık 25 bin kişilikti. Mitolojik sahneler ve heykellerle bezeli skene’si (sahne binası) hem yapıya daha etkileyici bir görünüm kazandırıyor, hem de tanrı Dionysos’u memnun etme amacına hizmet ediyordu.
Hierapolis, Pamukkale’nin travertenlerini oluşturan sıcak yeraltı suları ve kalker tabakaları yönünden zengin bir kent. Kentte bu kadar çok hamam olmasının sebebi de bu. Şifalı oldukları antik çağdan beri bilinen bu sular, antik Hierapolis’in önemli bir sağlık merkezi olmasını sağlamıştı. MS II. yüzyıla tarihlenen büyük hamam, kent yaşamının kalbinin attığı yerdi. Diğer bölgelerden şifa bulmak için buraya gelenlerin yanı sıra, Hierapolis halkı da sahip oldukları zenginliğin değerini biliyor ve buldukları her fırsatta kentlerinin şifalı sularıyla ruhlarını ve bedenlerini arındırıyorlardı. Kentte bulunan irili ufaklı çok sayıda hamam, gün boyunca sürekli konuk ağırlar, Hierapolis’in ününe ün katardı. Dinlenme, spor ve eğitime ayrılmış bölümleriyle büyük bir yapılar kompleksi halindeki büyük hamamın bir bölümü, günümüzde Hierapolis Müzesi olarak kullanılıyor
Gezilecek Diger Yerler
Güney İlçesi’ndeki Güney Şelalesi, Honaz’ın Kaklık Beldesi’nde bulunan ve “yeraltındaki Pamukkale” olarak anılan Kaklık Mağarası, Acıpayam İlçesi’ndeki Keloğlan Mağarası, Çardak İlçesi yakınlarındaki Acıgöl Kuş Gözlem Yeri, Beyağaç İlçesi’ndeki Anıt Orman ve Kartal Gölü, Denizli’de doğal güzellikleriyle dikkat çeken yerlerden bazıları.
Bir tekstil kenti olan Denizli, birçok ilden alışveriş yapmaya gelenlere Bayramyeri, Kaleiçi Çarşısı ve çevresindeki mağazalarla, ürün seçenekleri sunuyor.
Nerede Yenilir?
Denizli’de, Pamukkale ve Karahayıt’taki tesislerde yemek yenilebilecek yerler mevcut olduğu gibi, farklı damak tadı arayanlar için de gidilebilecek yerler bulunuyor.
Açık havada mangal yapmak isteyenler merkeze bağlı Goncalı Köyü’nü, değişik lezzetleri tatmak isteyenler Mantar Restoran’ı, yüksek ağaçlarla çevreli bir yerde alabalık yemek isteyenler merkeze bağlı Kayhan Beldesi’ndeki Değirmende Alabalık Tesisleri’ni tercih edebilirler.





