Blog nedir? . . . Kendine blog oluştur ;)

gezelim-görelim

Anadolu gecmis uygarliklari sergileyen dogal bir müzedir

Ihlara Vadisi

Vahsi cazibe Ihlara Vadisi 

ihlara vadisi1 14 km uzunluğundaki vadide, dere yatağına dağılmış zümrüt yeşili ağaçlar ve örtücü kuşların su sesine karışan "konseri" ile tarihin gizemli sesi sizi doyumsuz bir lezzete çağırıyor... Bu çağrıyı duyup, Ihlara'ya koşarsanız eğer, merdiven inip çıkarken ya da Melendiz Çayı'na paralel patika yolu aşarken, terlemekten kaygılanabilirsiniz. Ancak, bu kaygı sizi durdurmayacak. Çünkü, 60-70 yaşını çoktan devirmiş turistlerin bile gençlere taş çıkartırcasına bu parkuru tamamladığını görünce vadinin havasının ne denli enerji verdiğine tanık olarak yola koyulacaksınız.

Kapadokya bölgesinde gezi yapan turist gruplarının vazgeçilmez duraklarından biri de "Ihlara Vadisi"dir. Melendiz Çayı'nın ortasından geçtiği vahşi doğa, cazibesiyle turistleri kendisine hayran bırakıyor.
Sarp kayalıklara oyulmuş kiliseler, mağaralar ve bıçak gibi keskin kayalar görkemli yapısıyla bölgede daha önce gördüklerinizi unutturacak nitelikte. 14 km. uzunluğundaki Ihlara Vadisi'nin ortalama 4 kilometresi gezilebiliyor.

Aksaray, Hristiyanlığın daha ilk yıllarında önemli bir din merkezi olmuştur. Kayseri'li Basilus ve Nazianzos'lu Gregorius gibi mezhep kurucuları 4.yy. da burada yetişmişlerdir. Mısır ve Suriye sisteminden ayrı bir manastır hayatının kurallarını bunlar tespit etmişlerdir. Böylece Yunan ve Slav sistemi doğmuştur.Mısır ve Suriyeli rahiplerin dünya ile olan ilişkilerini kesmelerine rağmen Basilus ve Gregorius'un rahipleri dünya ile olan ilişkilerini kesmiyorlardı. Bu yeni anlayışın yeri Belisırma idi.Gregorius, teslis inancına yeni bir izah getirerek Hz. İsa'nın Tanrılığı tartışmasında İznik toplantısı görüşlerine kuvvet kazandıran fikirler ileri sürdü. Böylece Hristiyanlık tarihinde öncü Gregorius'un yetiştiği kayalık bölge (Belisırma, Ihlara ,Gelveri) Manastır ruhuna uygun, kayalara oyulan kiliseler topluluğu halinde geldi. Arap akınlarına karşı, Hasandağı'ndaki müdafaa kaleleri karşı koyunca bu kiliseler faal ibadet merkezi durumlarını devam ettirdiler. Ihlara Vadisi'ndeki kayalara oyulmuş bu freskli kiliseler, korunarak yeryüzünde eşine rastlanmayan bir tarih hazinesi olarak zamanımıza kadar gelmiştir.Hristiyanlığın ilk yıllarından itibaren kayaların rahatlıkla kazılmasıyla meydana getirilen bu freskli kiliseler ve iskan yerleri 14 km. boyunca Ihlara'dan Selime'ye kadar devam eden "IHLARA VADİSİ" içerisinde yer alırlar.

Vadide ilk dikkatinizi çeken şey, dere yatağına dağılmış olan zümrüt yeşili ağaçlar. Akasya, söğüt, çitlenbik, kavak, badem, ceviz ve şamfıstığı ağaçları ile kuşburnu çalıları, kışkırtıcı güzellikteki koku ve görünüşleriyle kır çiçekleri... Köylülerin kanyon içindeki tapulu arazilerinde sebze yetiştiriliyor. Melendiz Çayı'nda ötücü kuşların sesi su sesine karışıyor ve verdikleri "konser" geziniz boyunca size eşlik ediyor. İbibik, yabani, güvercin, bıldırcın ise vadinin diğer konukları. Çayda alabalık, karabalık ve sazan da var. Köyün gençleri kepçe, serpme, germe ve olta ile bunları tutup yerken, kışın da vadiye gelen keklik ve tilkiler için ava çıkıyorlar.
Ihlara'ya gelen turistler arasında Fransızlar çoğunlukta. Alman ve İtalyanlar'a bu yıllarda çok sayıda Japon eklenmiş.
Vadinin zaman zaman daralan boğazlarında hiç görülmemiş yer altı kiliselerine de rastlanıyor. Genellikle üç katlı olarak inşa edilen kiliselerin ilk katları Melendiz Çayı'nın getirdiği alüvyonlarla dolmuş. Gezilebilen kiliselerin ikinci ve üçüncü katları görülebiliyor. Bir kısmı ise, yıkılmış ve tahrip olmuş. Göçük altında kalanlarla vadi 105 kiliseye sahip iken, günümüze gelen 15 kilise var.
Yabanıl doğadan etkilendiyseniz vadiye içerden ve dışardan devam edin. Belisırma Vadisi, Yaprakhisar, Selimiye, 300 Sekemek ve Kervan yolunu görünce yörenin ilginç yeryüzü şekli ve jeolojik yapısı size bir başka gezegende olduğunuz izlenimi yaratacak.
Ihlara girişindeki hediyelik eşya dükkanından bölgeyle ilgili kitap, kartpostal ve çeşitli hatıra eşyası alabileceğiniz gibi, halı heybe gibi Anadolu motifi el yapımı özgün hediyeliklere Aksaray-Ihlara yolundaki tezgahlarda da rastlayabilirsiniz.

Vadiye çok yakın Hasan Dağı ve çevresi, Neojen (Genç Tersiyer) ve IV. Zamanda oluşmuştur. Bu zamanda oluşan yükselmelere karşın havzalar oldukça düşük kalmıştır. Hasan Dağı volkanın püskürmesine neden olan tektonik hareketler sonunda çevre yüzeyini geniş bir volkanik tabaka kaplamıştır.

Aynı hareketler sırasında kalkerin basınç ve sıcaklık etkisiyle yarattığı kırık hattan fışkıran doğal sıcak suyu, Yaprakhisar ve Ihlara arasında bulunan Ziga Kaplıcaları'nda görebilirsiniz. Çevrenin yapısal karakterini derinden etkileyen volkanik püskürme sonucu oluşan tüf taşları, rüzgâr, erozyon ve diğer doğa etkenleri ile aşınmış, Selime ve Yaprakhisar'da karşınıza çıkan değişik görünüm ve renklerde Peri Bacaları'nı yaratmıştır. Tektonik hareketler, bazı yerlerde yumuşak tüfün, bazı yerlerde gri, yeşil ve kahverengi tonlarının hâkim olduğu ve iri tanelerle ufalanan kayaların kapladığı alanları çöküntüye uğratmıştır. Ihlara Vadisi boyunca ilerleyen Melendiz Çayı da bu tür çökmenin sonucu oluşan kanyon vadinin tabanını oyarak daha büyük bir derinlik kazanmıştır.

Yer yer 100 veya 120 metre derinliğe varan vadiyi ikiye bölerek akan Melendiz Çayı (ilk çağlarda bu ırmağa Kapadokya ırmağı anlamına gelen Potamas Kapadokus denilirdi Aksaray yakınlarında Uluırmak adını alarak Tuz Gölü'ne ulaşır. Doğa, insan, tarih ve sanat olgusunu bu denli bir araya getirebilen ve bu gerçeği ancak kendisine yaklaştığımız zaman simgeleyen Ihlara Vadisi sakladığı bu sırrı kendisiyle beraber olduğunuzda açıklayacaktır sizlere.

Üçüncü jeolojik devirde doğuda Erciyes, batıda Melendiz dağları, aynı anda faal hale geçip lav püskürtmüş. Melendiz'in tepesinde yer alan Hasan Dağı'na kadar olan bölge lavla kaplanmış. Melendiz ile Erciyes'in farklı lavların birbirine karıştığı yerlerinde hafif dalgalı yaylalar oluşurken, eteklerde daha yoğun olan Andizit ve Bazalt türü sert lav katmanları zamanla volkanik tüf ve kalkerli tabakalara dönüşmüş. Yağmur, rüzgar gibi doğa etkenleri sonucu erozyona uğrayan yeryüzü, aşınarak Peri Bacaları görünümü sergilemişler. Ihlara'da erozyonu hızlandırıp derinleştiren Melendiz çayı, Ihlara-Selime arasında yer yer genişleyip yatağını derinleştirerek, bölgenin oluşumuna katkı sağlamış.

 

 

İlgili yazılar