fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

türkiye ve tatil

Anadolu gecmis uygarliklari sergileyen dogal bir müzedir

Ejderhanın Sırtında Erciyes

Bir zamanlar ağzından alevler fışkıran bir ejderhaya benzeyen Erciyes; beyaz taçlı zarif bir hanımefendiyi andırıyor şimdi...

Kapadokya Vadisi’nin en büyük yerleşim merkezi olan Kayseri, Türkiye’nin en yüksek dağlarıyla kaplı Doğu Anadolu Platosu ile İç Anadolu bozkırlarının ortasına kurulmuş. Erciyes Dağı’na tırmanmadan önce, panoramik bir çevre turu ile eski bir Osmanlı kenti olan Kayseri’ye zaman ayırmak gezinize renk katacak.
Kayseri Havaalanı’na beş kilometre uzaklıktaki şehir merkezi, planlı ve modern bir görünüme sahip. Kentin en beğenilen yemek, eğlence ve alışveriş mekânlarının çevrelediği Cumhuriyet Meydanı’nda, yoğun bir bisiklet trafiği göze çarpıyor. Ortaçağ Türk Beylikleri’nin başyapıtı kabul edilen Kayseri Kalesi ve Ulu Camii ile Arkeoloji Müzesi’ni gördükten sonra, tarihi Kapalıçarşı’ya uğrayıp otantik hediyelikler satın alabilirsiniz. Çevre gezisini genişletmek isteyenler için Kayseri’nin yakın çevresinde alternatif çok. Sekiz bin yıllık tarihi boyunca sayısız uygarlığa ev sahipliği yapan Kapadokya; peribacaları, kaya kiliseleri ve yeraltı evleriyle eşsiz bir açık hava müzesi. Bölgenin karakteristik güzelliklerini görmek için Ürgüp, Mustafapaşa (Sinasos), Ortahisar, Uçhisar, Göreme, Çavuşin, Kızılçukur, Avanos ve güneyindeki Sultan Sazlığı Ulusal Parkı’nın yanı sıra; Anadolu hoşgörü ve insan sevgisinin sembol isimlerinden Hacıbektaş Veli’nin memleketi Hacıbektaş da görülmeye değer. Kayseri’nin konuklarına sunduğu bir diğer ayrıcalık, yörenin zengin mutfak kültürü. Bamya çorbası, Kayseri mantısı, bir hamur yemeği olan şebit yağlaması, mantarlı ve kuzu etli köy tavası, pastırma ve cevizli çemen, geleneksel Kayseri mutfağının gözdeleri.

BÜYÜLEYİCİ BİR COĞRAFYA
Kayseri’ye 25 kilometre uzaklıktaki Erciyes Kayak Merkezi’ne, Hisarcık kasabasını Tekir Yaylası’na bağlayan asfalt yol ile ulaşılıyor. Kartpostallara özgü manzaralar eşliğinde ilerleyen yol; karlı tepelere kurulmuş ahşap çoban kulübeleri, keçi sürüleri ve irili ufaklı pınarlar eşliğinde ilerliyor. Sönmüş bir volkanik dağ olan Erciyes’in karlı zirvelerine doğru yükseldikçe, dümdüz bir çarşafı anımsatan Kayseri Ovası ayaklarınızın altına serilecek. İki binli metrelere ulaştığınızda, Kapadokya Vadisi’nin eşsiz kıvrımlarıyla tanışacaksınız. Kayseri’yi kayak merkezine bağlayan dağ yolu, kışın en sert günlerinde bile bölgedeki yerel yönetimlerin titiz çalışması sayesinde açık tutuluyor. Yine de, özel otomobili ile yola çıkacak olanların zincir takması zorunlu. Zorlu yol ve hava koşullarında şehir merkezinden kayak merkezine ulaşmak iki saate yakın sürebiliyor. Kayak merkezinde otomobilinizden inip ayağınızın altında karın soğukluğunu hissettiğinizde, bir zamanlar Erciyes’in etrafına dehşet saçan kızgın bir yanardağ olduğuna inanamayacaksınız. Oysa, dağın yüksek tepelerinde günışığına çıkarılan antikçağın görkemli kenti Mazaka’da bulunan altın ve bakır sikkelerde Erciyes, ağzından alevler fışkıran bir ejderhaya benzetilmiş.
3917 metre yüksekliğindeki dağdan püsküren lavlar, UNESCO tarafından ‘Dünya Mirası’ kabul edilen Kapadokya Vadisi’nin büyüleyici coğrafyasını oluşturmuş. Günümüzde Kayseri’nin simgesi olan Erciyes Dağı; kızgın bir ejderhadan çok, yılın en az üç mevsimi karlı doruklarıyla, başına beyaz taç takmış zarif bir hanımefendiyi çağrıştırıyor... 

KAPADOKYA’YA KUŞBAKIŞI
Erciyes; uzun kış mevsimi, kolay yapışmayan yumuşak karı, her seviye kayakçıya uygun geniş pist seçenekleri ve konforlu turistik tesisleriyle kayak merkezlerinin yükselen yıldızı. Erciyes’in asıl farkı ise kayakçılara açık havalarda, Kapadokya’nın eşsiz kıvrımlarını kuşbakışı izleme şansı sunması. Havanın istikrarlı biçimde açık ve nemsiz olması, Erciyes’in bir başka avantajı. Yüksek irtifa ve hava koşulları, kar kalitesinin bozulmamasını sağlıyor. Geniş bir alana yayılan pistlerin başlangıç noktası 2200, zirvesi ise 3300 metre yükseklikte. Üç ana pistin her biri kayak turları, snowboard, summer skiing ve heli-skiing için son derece elverişli. Pistlerin dışındaki arazide, diğer kış sporlarını deneme imkânı mevcut.
Erciyes Dağı, dağcılık ve buzul tırmanışlarının yanı sıra; yaz aylarında yürüyüş parkuru olarak da kullanılıyor. Erciyes’in sunduğu ayrıcalıklardan biri de kar raftingi. Hafta sonu aktiviteleri kapsamında rafting botlarıyla, 2900’lü metrelerden kilometrelerce aşağı kayılarak, çılgın eğlenceler düzenleniyor. En uzunu 2950 metre olan pistlerin toplam uzunluğu, 12 kilometreyi buluyor. Kayak merkezine, Avrupa’daki benzerlerini aratmayacak bir altyapı kurulmuş. İkisi teleski ve üçü telesiyej olmak üzere beş mekanik tesis, bir teleferik, yedi T-bar, 200, 300 ve 600 metre uzunluğunda üç baby lift, bir acil ilk yardım merkezi, bir mobil klinik ve bir kar temizleme aracı kayakçıların hizmetinde. Ayrıca, olası bir kaza durumuna karşı, profesyonel arama kurtarma ekipleri 24 saat görevinin başında bekliyor.

KASIMDAN NİSAN SONUNA...

Erciyes’in en uzun mekanik tesisi olan 1570 metre uzunluğundaki first lift, second lift ile birleşerek, pisti 1400 metre daha uzatabiliyor. Kayak pistlerine hızlı ve rahat çıkış imkânı sağlayan liftlerin hepsi, yeni ve bakımlı. Üstelik her iki pistin sonuna konumlanmış kafeteryalarda sıcak bir mola vermek cabası. 200 metrelik küçük lift, kayağa yeni başlayanların tercihi. En ideal kayak parkurları, Ana Doruk çevresi ile Üçker Çanağı’nda bulunuyor. Kara ikliminin belirgin özelliklerini taşıyan Erciyes’te kayak pistleri, zaman zaman güney ve batı yönden gelen sert rüzgârların etkisinde kalabiliyor. Bu durum, kaliteli toz karın dengeli yayılmasına engel oluşturabiliyor. Henüz hiç kayak tecrübeniz yoksa bile Erciyes’te sorun değil. Sezon boyunca kayak merkezinde görev yapan profesyonel eğitmenler, malzemeden eğitime kadar tüm ihtiyaçları karşılıyor. Her yıl kasım ayı ortalarından nisan sonuna kadar kayak yapılabilen Erciyes Kayak Merkezi’nin en önemli cazibe alanlarından biri, Türkiye ve dünyadaki rakipleriyle kıyaslandığında, ekonomik bir kayak ve kış tatili olanağı sunması. Merkezde; yüzme havuzu, uydu yayını ve sauna konforu sunan 2 ve 3 yıldızlı iki otel, 20 yataklı bir pansiyon ile çeşitli kamu kuruluşlarına bağlı toplam yatak kapasitesi 600’ü aşan turistik konaklama tesisleri hizmet veriyor. Ne dersiniz, bu yılki kış tatilinizi Erciyes’te geçirmeye değmez mi?